İhracatçı firmalar için İngilizce web sitesi: alıcının gördüğü yüz
Alıcı fabrikanı gezmeden önce siteni geziyor ve İngilizcenin kalitesinden firmanın ciddiyetini okuyor. İhracatçının sitesinde olmazsa olmazlar.
· Omega Vizyon
İhracatta ilk izlenim artık fuar standında bile oluşmuyor; alıcı standa gelmeden önce siteye bakmış oluyor. O sitede ne bulduğu, standa uğrayıp uğramayacağını belirliyor.
Kısa cevap: İhracat yapan bir firmanın İngilizce sitesinde asgari şunlar bulunmalıdır: üretim kapasitesi ve tesis bilgisi, ürün grupları ve teknik özellikleri, kalite belgeleri, ihracat yapılan pazarlar ve düzgün İngilizceyle yazılmış iletişim bilgisi. Çeviri makine çevirisi olmamalı; teknik terimler sektör diliyle yazılmalıdır. Çok dilli kurulumda her dilin kendi adresi ve doğru hreflang etiketi gerekir.
Alıcı sitede ne arıyor
Yurt dışı alıcının sorduğu sorular yerli müşteriden farklı. Sırayla:
- Kapasite. "Bu firma benim hacmimi kaldırır mı?" Aylık üretim, tesis büyüklüğü, çalışan sayısı, makine parkı.
- Belgeler. ISO, CE, sektöre özel sertifikalar. Belge numarasıyla, görselleriyle.
- Referans pazarlar. "Daha önce Avrupa'ya sattın mı?" İhracat yapılan ülkeler — müşteri adı vermeden de yazılabilir.
- Üretim gerçek mi? Tesis fotoğrafları ve videosu. Stok görselle dolu site, aracı firma izlenimi veriyor — üretici olduğunu göster.
- İletişimde kim var? İngilizce konuşan bir muhatabın adı ve doğrudan e-postası. info@ adresine yazıp cevap bekleyeceğine, bir isme yazmak istiyor.
Çeviri: en ucuz kalemde en pahalı hata
Bozuk İngilizce, yurt dışı alıcının gözünde ürün kalitesine dair veri. Mantık acımasız ama gerçek: "Sitesine bu kadar özensiz olan, üretimde ne yapar?"
- Makine çevirisi tek başına kullanılmaz. Taslak olarak kullanılabilir; yayına insan kontrolünden geçmeden çıkmaz.
- Teknik terimler sektör sözlüğünden. "Galvanizli sac"ın karşılığını sözlük değil, sektörün alım şartnameleri belirler. Yanlış terim, alıcının aramasında hiç çıkmamak demek.
- Ölçü birimleri çift yazılır. Hedef pazara göre metrik/emperyal — Amerikalı alıcı inch arar.
Teknik kurulum: hreflang ve adres yapısı
İngilizce sayfa açmak metni çevirmekten ibaret değil. Her dilin kendi adresi olmalı (örn. /en/ altında), her sayfada hangi dilin hangi adreste olduğunu bildiren hreflang etiketleri karşılıklı kurulmalı.
Yanlış kurulmuş çok dilli site, tek dilli siteden kötü sıralanıyor — Google iki dili birbirinin kopyası sanabiliyor. Bir de şu: alıcının ülkesinden yapılan aramada İngilizce sayfanın çıkması hreflang'in işi; kurulmadıysa Türkçe sayfa çıkıyor ve alıcı kapatıyor.
Sık sorulan: "Almanca, Arapça da ekleyelim mi?"
Hedef pazarın oradaysa evet — ama boş içerikle değil. Üç paragraflık, yarısı çevrilmemiş bir Almanca sayfa, hiç olmamasından kötü izlenim bırakıyor. Doğru sıra: önce İngilizceyi tam ve kaliteli kur, pazar netleşince o dili tam içerikle aç.
Fuarla bağlantısı
İngilizce site, fuar yatırımının sigortası. Standa gelen alıcı otelde siteni açıyor; bulamazsa veya anlamazsa, kartvizitin çöpe gidiyor. Fuara katılan firmalar için hazırladığımız kontrol listesinin ilk maddesi bu yüzden İngilizce sayfa.